Benim artık bir kaplumbagam var :) İsmi de abidin... Hafta başı sonunda gittik ve aldık abidini :)
28 Eylül 2010 Salı
Artık bir oğlum var :)
Benim artık bir kaplumbagam var :) İsmi de abidin... Hafta başı sonunda gittik ve aldık abidini :)
19 Ağustos 2010 Perşembe
3 Ağustos 2010 Salı
31 Temmuz 2010 Cumartesi
26 Temmuz 2010 Pazartesi
13 Temmuz 2010 Salı
şaşkın!

Şaşkın yazdım ilk karşıma çıkan bu resim oldu, bende kopyaladım. Yakıştı mı? Vallahi yakıştı ruh halime cuk oturdu!
30 Haziran 2010 Çarşamba
En yoğun günde sınırsız kahve ve müzik eşliğinde miskinlik!
Bilog.
Günlerdir sana yazı yazmak istiyor ama bir türlü beceremiyorum. Sözde Eskişehir maceramdan, şehrin güzelliğinden, belediyenin yaptığı o güzel mi güzel yapay gölden, yapay sahilden falan bahsedecektim. Kalbimde, beynimde olanları bir bir sıralayacak bir sürü resim ekleyecektim ama olmadı.. Neden? Neden olacak üşengeçlikten, miskinlikten, isteksizlikten...
Ama şuan içimden ertelediğim her şeyi yazmak her konudan bahsetmek, saatlerce ve sayfalarca saçmalamak geliyor! Neden? Yumurta kapının ağzına geldi, işlerin yetişmesi lazım ve ben çalışmak istemiyor, oyalanacak çalışmamı erteleyecek bahaneler arıyorum da o yüzden!
Saat gecenin üçü bünyemde sayısız fincan kahve, 2 redbull, biraz incir tatlısı, biraz sevgi, Başımda sonsuz bir zonklama, gözlerimde yanma ve kapanma var. Ne içtiğim redbullar, kahveler fayda ediyor uykusuzluğuma, ne dinlediğim müzikler, ne kendime yaptığım telkinler... Kafam yastığı özledi, gözlerim kapanmayı... Yazılması gereken onca word dokümanı, doldurulacak onca kutucuk var... Yarın son gün! Yetiştirilmesi lazım bu işlerin dedikçe miskinliğim artıyor, uyku bünyemi esir alıyor...
Ve yazma hissi word dokümanlarından kayıp kendini; facebook, twitter, bilog gibi portallarda gösteriyor...
Şans dile bana bilog, şans dile ki bu projeler yetişsin. Ya da şans dilemeyi boşver, kalk sen bana okkalı bir tokat patlat, patlat ki kendime gelip işime döneyim!...
Offff ay sonlarından, çalışmaktan, baş ağrısından, göz yanmasından, uykusuzluktan ve uykudan nefret ediyorum! :/
23 Haziran 2010 Çarşamba
Goodnight Moon
and there's glass on the lawn / keten masa örtüsünün üstünde bir bardak
tacks on the floor / yerde yemek kırıntıları var
and the tv is on / ve televizyon açık
and i always sleep with my guns / ve her zaman silahlarımla uyurum
when you're gone / sen olmadığın zamanlar
there's a blade by the bed / yatağın yanında bir bıçak
and a phone in my hand / ve elimde telefon var
a dog on the floor / yerde köpek
and some cash on the nightstand / ve komidinin üstünde biraz para
when i'm all alone the dreaming stops / tek başımayken duruyor rüyalar
and i just can't stand / ve dayanamıyorum
what should i do i'm just a little baby / ne yapmalıyım, küçük bir bebeksem
what if the lights go out and maybe / ve ışıklar sönerse, ve belki
and then the wind just starts to moan / sadece yapayalnız olmaktan nefret ediyorum
outside the door he followed me home / kapının dışında, beni eve kadar takip etti
Bu güzel kill bill sountrackını dinlemek isteyenler için;